BAYRAMLARIN ADABI

1507000_656761917744146_2628320434701050221_n

BAYRAMLARIN ADABI

Sene de iki Bayram vardir. Birine id-i fitr, yeni Ramazan Bayrami, digerine de id-i Udhiye, yani Kurban Bayrami derler. Her muminin gucu yettigince, bu Bayram gecelerini zikir fikir, tesbih, tehlil, dua, istigfar ve diger taatlerle gecirmesi, İslami usul ve adaptandir. Cunku boyle yapmakla O geceleri manen ihya etmis olur. Nitekim bir hadis-i serifte:

Her kim iki Bayram gecesini de ihya ederse, kalplerin olecegi zaman, onun kalbi (asla) olmez. buyrulmustur.

Biri olu iken kendisini dirilttigimiz, ona insanlarin arasinda yuruyecek bir nur verdigimiz kimse, icinden cakamayacak bir halde karanliklarda kalan kisi gibi olur mu hic? Araf suresinin:122. ayet-i kerimesindeki olu den murad kufurdur; Diri den murad ise iman dir diye tefsir etmislerdir. Bu anlama gore, Bayram gecelerini ihya eden kimselerin kalpleri olmez demektir. Yani olurken imanla olup, ahirete oyle iman uzere giderler, demektir. Cunku gerek biraz once zikrettigimiz hadis ve gerekse ayet, bu anlama delalet etmekte ve butun Muslumanlara bu mujdeyi vermektedir.

Bayram geceleri yikanmak da Bayramin adabindandir. Yeni elbiseler giymek, tirnak kesmek, tras olmak, etek trasi olmak da Bayramin adabindandir.

Bayram eger Ramazan Bayrami ise, Bayram namazina cikmadan once, bir miktar tatli yemek; Kurban Bayrami ise, yemegi Bayram namazindan sonraya birakip Kurbanin cigeri ile (yani kavurma ile) iftar etmek adabdandir. Bunun hikmeti fakirlere muvafakat etmektir. Cunku Ramazan Bayraminda fakirlerin de tatli yiyecek kadar maddi durum ve imkanlari bulunmasi, Kurban Bayraminda da kendilerine ihsan edilecek etlerden yararlanmalari imkan dahilinde oldugu icin boyle yapmak ve onlara uygun bir harekette bulunmak hic suphe yok ki mendubdur.

Ramazan Bayraminda camiye sessiz cikip gitmek, Kurban Bayraminda asikare tekbir getirerek gitmek ve Arasat Meydanini hatirlamak, sanki kiyamet kopmusta herkes Arasat Meydanina cikiyormus gibi bir tarzda yurumek ve o dusunce icerisinde olmak da Bayram adabindandir.

Mescidin adabi anlatilirken, izah edilen butun adaba riayet etmek de Bayram adabindandir. (Mefatihul Cinan, Halebi) [1]

İnsanin Allah yolunda harcamalari yedi yuz misli sevaplandirilir. Anne ve babasina yaptigi harcamalar da yedi yuz misli sevaplandirilir. Kisinin ailesine esine ve cocuklarina yaptigi harcamalar da yediyuz misli sevaplandirilir. Ramazan bayraminda kurban kesmenin de mukafati yedi yuz mislidir. Hadis-i Serif [2]

BAYRAM ILE ILGILI HADISLER
Enes ibni Malik Radiyallahu Anh anlatiyor: Cahiliye devrinde yilda iki gun vardi ki, halk o gunlerde eglenirdi. Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem Medine´ye gelince soyle buyurdu:

Sizin de egleneceginiz iki gununuz var. Allah, Cahiliye devrindeki o gunlerin yerine size daha hayirlisini verdi. Onlar Ramazan ve Kurban Bayrami gunleridir. (Nesai, İydeyn: 1)

Enes ibni Malik Radiyallahu Anhin anlattigina gore Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem, Ramazan Bayrami gunu birkac tane hurma yemeden bayram namazina çıkmazdi. (Buhari, İydeyn: 4)

Cabir ibni Abdullah Radiyallahu Anh Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellemin bayram namazini soyle anlatiyor:

Bayram gunu Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellemle birlikte namazda hazir bulundum. Hutbe okumadan once, ezan okumadan ve kamet getirmeden namaza basladi. Sonra Bilal´e dayanarak ayakta iken Allah´a karsi takva uzere bulunulmasini tavsiye etti. Allah´a itaate tesvik ederek halka vaaz ve nasihatte bulundu. Sonra yurudu, kadinlarin bulundugu tarafa gelince onlara vaaz ve nasihatt etti. (Muslim, Salatu´l-İydeyn: 4)

Bayram namazindan sonra sadaka vermek de Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellemin uzerinde onemle durdugu hususlardan biridir. Bu konudaki hadis-i serifin meali soyledir:

İbni Abbas Radiyallahu Anhuma anlatiyor:

Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem, Ebu Bekir, Omer ve Osman ile birlikte Ramazan Bayrami namazinda hazir bulundum. Bunlarin hepsi de namazi hutbeden once kildirir, sonra da hutbeyi okurlardi.

Bir defasinda Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellemin hutbeden sonra minberden asagiya indigini, cemaatin dagilmamasi icin eliyle oturun isareti yaptigini gorur gibiydim.

Sonra yaninda Bilal oldugu halde, erkeklerin saflarini yara yara kadinlarin bulundugu yere geldi. Resulu Ekrem:

Ey Peygamber! Inanmis kadinlar, Allah´a hicbir seyi ortak kosmamak, hirsizlik yapmamak, zina etmemek, cocuklarini oldurmemek, elleriyle ayaklari arasinda bir iftira uydurup getirmemek, iyi isi islemekte sana karsi gelmemek hususunda sana biat etmeye geldikleri zaman, biatlerini kabul et ve onlar icin Allah´tan magfiret dile. Suphesiz Allah, cok bagislayandir, cok esirgeyendir (Mumtehine Suresi, 12) ayetini okuduktan sonra kadinlara:

Sizler bu biat uzere sabit misiniz? diye sordu.

İclerinden kim oldugu bilinmeyen bir kadin:

Evet, ey Allah´in Resulu dedi.

Digerleri cevap vermedi. Bunun uzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem, Oyle ise sadaka verin buyurdu.

Bilal elbisesini yayarak, Babam, annem size feda olsun! Haydi gelin atin dedi.

Onlar da halkalarini, yuzuklerini Bilal´in elbisesi icine atmaya basladilar. (Muslim, Salatu´l-İydeyn: 1)

Kaynaklar:
[1] Mecmaul Adab
[2] Ramazan Ve Takva Egitimi /Prof..Dr. Mahmud Esad Cosan

Zikirdeki Sır

Published in: on Haziran 17, 2017 at 10:34 pm  Yorum Yapın  
Tags:

Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan

Published in: on Mayıs 25, 2017 at 9:09 pm  Yorum Yapın  
Tags: ,

Besmelenin Esrarı

Published in: on Mayıs 18, 2017 at 1:08 am  Yorum Yapın  
Tags: , , ,

Yaşam Dediğin Bir İstasyon

1601247_211449209059353_1215948838_n

Yaşam Dediğin Bir İstasyon

Çünkü onlar kör, hepimizin aynı istasyonda beklediğini tren yaklaşınca kavrıyorlar ancak.

Yaşam dediğin bir istasyon. ömrümüz kimine geç, kimine erken gelen bir treni beklemekte. Hepimiz sıradayız. Yıl, ay, gün, saat tarifesi olmayan bir yolculuğun arefesindeyiz hepimiz. Binenleri uğurluyor, kendi trenimizi bekliyoruz. Bu yolculukta haksızlık yok, torpil geçerli değil. Kimseden bilet istenmiyor, yer ayırtmak gerekmiyor, kafa kağıdı, pasaport sorulmuyor, sırayı kaçırmak, binmekten kaçmak mümkün değil. Varsılı, yoksulu, haklısı, haksızı, alçağı, dürüstü, herkesin mutlak eşit olduğu son durak.

Öyleyse niçin bunca zenginlik, bunca açgözlülük, doyumsuzluk, neden böyle başkalarının sırtına basa basa, kafalarını eze eze yaşamak? diyeceksin.

Çünkü onlar kör, hepimizin aynı istasyonda beklediğini tren yaklaşınca kavrıyorlar ancak.

Published in: on Nisan 2, 2017 at 2:16 pm  Yorum Yapın  
Tags: , ,

Yahya Alkın’dan Prof. Dr. M. Esad Coşan ile İlgili Hatıralar

Mustafa İslamoğlu’nun Rabıta Açıklamasına Prof. Dr. Mahmud Es’ad Coşan (R.aleyh)den Reddiye

Dinimizin Kıymetini Bilmiyoruz

Yer Altından Gelen Ürkütücü ve İbretlik Sesler

İslamda Kedinin Hükmü